1977 Londra-Sydney Maratonu

Otomobil sporları tarihimize baktığımızda, bazı başarıların tesadüf olmadığını, büyük bir azim ve dayanıklılık gerektirdiğini görürüz. 1977 yılı, tam da böyle bir destanın yazıldığı yıl olarak kayıtlara geçmiştir. Başrolde ise Türk Milli Takımı ve onlara eşlik eden, dayanıklılığıyla efsaneleşmiş iki adet Türk imalatı Renault 12 TS var.

33.000 Kilometrelik Büyük Sınav

1977 yılında İskender Aruoba, Demir Bükey, Aytaç Kot ve Kayhan Tarhancı’dan oluşan Türk Milli Takımı, dünyanın en zorlu ve en uzun rallilerinden biri olan Londra-Sydney Maratonu’na katılma kararı aldı.

Dile kolay; 40 gün süren ve 33.000 kilometre uzunluğunda akıl almaz bir parkur… Birçok iddialı markanın ve aracın yolda kaldığı bu yıpratıcı maratonda, yerli üretim Renault 12 TS’ler olağanüstü bir performans sergiledi. Ekiplerimiz, bu zorlu yarışı oldukça iyi derecelerle tamamlayarak grup birincisi oldu ve Türkiye’ye gururla Milli Takımlar Kupası‘nı kazandırdı.

Yerli üretim Renault 12 TS’lerin dayanıklılığına ve pilotlarımızın yeteneğine olan güven tamdı. Öyle ki, bu tarihi başlangıca bizzat şahitlik etmek ve ekiplerimize moral vermek üzere OYAK-Renault Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bozer ve Genel Müdür Fertey de Londra’daki start alanındaydı.

Otomotiv dünyasının bu iki dev isminin Covent Garden’da araçlarımızın başında bulunarak bizzat destek vermesi, sıradan bir ralli katılımından ziyade, bu projenin bir milli gurur meselesi olarak görüldüğünün en büyük kanıtıydı. Yönetim zirvesinin Londra’ya kadar uzanan bu vefası ve desteği eşliğinde start alan 34 ZN 832 ve 34 ZN 833 plakalı araçlarımız, Ali Bozer ve Fertey’in gururlu bakışları arasında yola çıkacak ve haftalar sonra grup birincisi olarak o güveni boşa çıkarmayacaklardı.

Zorlu Parkur İçin Özel Hazırlık: 200 Litrelik Depolar ve Kanguru Barları

Bu akıl almaz müsabakaya katılacak otomobiller, ilk olarak Bursa’daki fabrikada büyük bir titizlikle imal edildi. Ancak asıl dönüşüm, yarışın startından bir ay önce Londra’ya gelmeleriyle başladı. 33.000 kilometrelik acımasız rotada hayatta kalabilmek için araçlara şu hayati eklemeler yapıldı:

  • Devasa Yakıt Kapasitesi ve Güvenlik: Çöl geçişleri ve uzun etaplar göz önüne alınarak araçlara 200 litrelik dev benzin depoları yerleştirildi. Ayrıca olası devrilme anlarında sürücülerin hayatını kurtaracak sağlam “Roll-Barlar” takıldı.
  • Avustralya Çölleri İçin “Kanguru Barları”: Ekipleri Avustralya’da bekleyen en büyük tehlikelerden biri, yüksek süratle giderken 1.80 metre boyunda ve 100 kilogram ağırlığındaki kangurulara çarparak otomobilin parçalanma riskiydi. Bu felaketi önlemek için araçların önüne özel “Kanguru barları” monte edildi.
  • Duralüminyum Kalkan: Yollardan fırlayacak taşlara ve sert darbelere karşı hayati organları korumak amacıyla duralüminyumdan mamul karter koruyucuları takıldı.
  • 1.5 Tonluk Yük ve Kuvvetlendirilmiş Motor: Benzin, yedek parça, yemek, kişisel eşyalar ve sürücü başına 20’şer litrelik su hesaba katıldığında, Renault 12’lerin toplam ağırlığının 1.5 tona çıkacağı öngörülmüştü. Araçların bu muazzam yük altında dahi parkuru başarıyla tamamlayabilmesi için motorları özel olarak kuvvetlendirildi.

15 Saniyelik Zaman Yolculuğu: Efsane Sahnede!

Tarihi destanlar sadece kağıt üzerinde kalmamalı. Ralli parkurlarının tozunu yutan, dayanıklılığıyla efsaneleşen o efsanevi Renault 12’nin gerçek görünümünü yansıtan 15 saniyelik bu kısa video, yazılan tüm o hikayeyi gözler önüne seriyor. Satılıp meçhule karışmadan önceki o ihtişamlı duruşunu ve yarışçı kimliğini hissetmek için bu kısa ama çok değerli kesite göz atabilirsiniz.

Gizli Kahramanlar: 16 FC 764 ve 16 FC 765 Plakalı Renault 12 SW Servis Araçları

Kupalar ve şampiyonluklar genellikle pilotların ellerinde yükselse de, 33.000 kilometrelik bu akıl almaz maratonun arka planında insanüstü bir çaba harcayan fedakar servis ekipleri vardı. Yarışan araçlarımızın yoldaki her türlü servis ihtiyacını karşılamak üzere, MAİS’in tecrübeli mekanikleri ve ülkemizin deneyimli otomobil sporcuları görevlendirilmişti. Bu hayati destek operasyonu, filoya katılan iki adet Renault 12 SW (Station Wagon) araç ile yürütülüyordu. 16 FC 764 ve 16 FC 765 plakalarını taşıyan bu araçlar ve içindeki efsanevi isimler, ekibin belkemiğini oluşturuyordu:

  • Servis I: Bu araçta, takımın genel planlamasını bizzat tatbik eden tecrübeli sporcu Ersoy Çetin ve mekanik Engin Pekcanlı görev alıyordu. Elde edilen bu büyük tarihi başarıda, mekanik Engin Pekcanlı’nın en az sürücüler kadar büyük bir payı bulunmaktaydı.
  • Servis II: İkinci servis aracını ise, takım kaptanının eski takım arkadaşı olan Ersin Tan ve Ata Sonkur kullanıyordu.

Milli takıma faydalı olabilmek adına gece gündüz demeden, cansiperane bir şekilde çalışan bu tecrübeli sporcuların yolculuğu maalesef hüzünlü bir şekilde yarım kaldı. Hindistan sınırları içerisinde geçirdikleri talihsiz bir kaza sonucunda, bu gizli kahramanlar yarışın son durağı olan Sydney’e kadar ulaşamadılar. Ancak onların rotanın en zorlu kısımlarında gösterdikleri bu fedakarca mücadele, 1977 destanının unutulmaz ve en saygıdeğer sayfalarından biri olarak tarihe geçti.

Şampiyonların Hazin Sonu: Kapalı Zarf Usulü Satış

Böyle büyük bir uluslararası başarıdan sonra, bu iki şampiyon otomobilin bir müzede baş köşeye yerleştirilmesi, markanın mirası olarak özel bir değer görmesi beklenirdi, değil mi? Ne yazık ki dönemin MAİS yönetimi bu araçlara hak ettiği tarihi değeri vermedi.

Bugün elimizdeki belgeler, bu vefasızlığın en acı kanıtlarından biri. Aralık 1978 tarihli “Rally Otomobilleri Satılacaktır” başlıklı OYAK-Renault ilanında, bu efsanevi araçların (Aytaç Kot – Kayhan Tarhancı yönetimindeki 34 ZN 833 ve İskender Aruoba – Demir Bükey yönetimindeki 34 ZN 832) 29 Aralık 1978 tarihine kadar kapalı zarfla teklif alınarak adeta sıradan birer ikinci el araç gibi elden çıkarıldığını görüyoruz. İlanda araçların R1170 (Renault 12 TL) koduna sahip 1977 modeller olduğu belirtilmiş.

Plakaların İzinde: 34 ZN 832 ve 34 ZN 833’e Ne Oldu?

Satışın ardından bu iki efsanevi aracın yolları ayrıldı ve maalesef izleri zamanla silikleşti:

  • 34 ZN 833: Satıldıktan sonra bir süre daha parkurlarda tozu dumana katmaya devam etti. Arşivlerden çıkan 1980 yılına ait Günaydın Uluslararası Türkiye Rallisi fotoğrafında, bu aracı Orhan İsvan ve Suat Sucuka ekibinin altında yarışırken net bir şekilde görebiliyoruz. Ancak bu tarihten sonraki akıbeti tamamen meçhul.
  • 34 ZN 832: Satışından sonra ne yazık ki hiçbir kayda geçmedi. Orijinal haliyle korunup korunmadığı, hurdaya mı ayrıldığı yoksa hala bir garajda uykuya mı daldığı bilinmiyor.

Geriye Kalanlar…

Dünya çapında bir ralli maratonunda Türkiye’ye kupa getiren, yerli üretimin gücünü ve Renault 12’nin efsanevi mekanik dayanıklılığını 33.000 kilometrelik bir rotada ispatlayan bu iki özel otomobil, bugün maalesef aramızda değil. Klasik otomobil kültürünün ve otomotiv mirasının ülkemizde ne kadar zor şartlarda hayatta kalmaya çalıştığının en çarpıcı örneklerinden biri olan bu hikaye, umarız gelecekteki nadide eserlerin korunması için bir ders niteliği taşır.

Vefasızlığa Karşı Bir Saygı Duruşu: Şampiyon Renault 12 (34 ZN 833) Maket Olarak Yeniden Doğdu!

Geçtiğimiz yazılarda, 1977 Londra-Sydney Rallisi’nde 33.000 kilometre devirip Türkiye’ye Milli Takımlar Kupası’nı kazandıran Renault 12 TS’lerimizin yarış sonrasında nasıl kapalı zarf usulüyle satılıp kaderine terk edildiğinden bahsetmiştik. Orijinal araçlara kurumlar tarafından sahip çıkılamamış olsa da, bu şanlı tarihi unutturmamak için elini taşın altına koyan gerçek tutkunlar var.

İşte usta modelci Korkut Varol’un, Aytaç Kot’un yarışta kullandığı 34 ZN 833 plakalı efsanevi aracı 1/24 ölçeğinde, tam 4 yıl süren akıl almaz bir emekle sıfırdan var etme hikayesi!

Hazır Kit Yok, Her Şey Sıfırdan!

Korkut Varol, Renault’nun bu efsane araçları müzede saklamak yerine satmasına içerleyerek bu hatırayı yaşatmak adına devasa bir projeye girişiyor. Piyasada 1/24 ölçekli bir Renault 12 maket kiti bulunmadığı için iş tamamen başa düşüyor. Varol, haftalar boyunca gerçek otomobiller üzerinden milimetrik ölçüler alıyor, yüzlerce fotoğraf çekiyor ve kendi imalat resimlerini oluşturuyor.

Model yapımı incelemek için link; https://www.korkutvarol.com/WITH_STORY/Scratchbuilt/Renault12/Renault12_tr01.html

Kaynakça ve Özel Teşekkür

Bu yazı, Türk otomobil sporları tarihinin karanlıkta kalmış bu büyük destanını gün yüzüne çıkaran, belgeleri tozlu raflardan kurtaran ve hatıraları yaşatan kıymetli kaynakların ışığında, büyük bir saygıyla kaleme alınmıştır:

  • İskender Aruoba: 1977 Londra-Sydney Maratonu’nda 34 ZN 832 plakalı Renault 12’nin direksiyonunda bu tarihi başarıya bizzat imza atan, o ruhu ve 33.000 kilometrelik zorlu serüvenin hafızasını günümüze taşıyan efsanevi ralli pilotumuz.
  • Cem Bahar (Can Ünal Arşivi): Dönemin vefasızlığını tüm çıplaklığıyla belgeleyen o kritik “Rally Otomobilleri Satılacaktır” ilanını ve 34 ZN 833 plakalı aracın 1980 yılındaki Günaydın Rallisi’nde çekilmiş son nadide fotoğraflarını görsel hafızamıza kazandıran, otomobil tarihine ışık tutan eşsiz arşiv çalışması.
  • Korkut Varol: Tarihe karışmak üzere olan bir efsaneyi, 4 yıllık muazzam bir el emeği ve sabırla 1/24 ölçeğinde sıfırdan (scratchbuilt) yaratarak ölümsüzleştiren usta modelci. Pilot Aytaç Kot ile kurduğu iletişim ve “The Long Drive” adlı kitaptan derleyerek bizlere sunduğu hayati yarış istatistikleri, bu projenin temel taşlarından birini oluşturmuştur. (Yapım aşamalarının tamamına korkutvarol.com adresinden ulaşılabilir.)